Bu sayfa, #ElektronikBeyin hashtag’i altında yazdığım tweetlerin tümünü içeriyor.

  • Çocukken kafam hızlı çalıştığı için akraba ve arkadaşlarım bana “elektronik beyin” derlerdi. 70li yıllar tabii ve IBM kamyonet büyüklüğünde bilgisayarlar yapardı. Aslında bu lakâbı hakaret kabul etmeliydim. Neyse artık. Çocuktum.
  • Bana verilen bu ismi bugün hatırladım. Şöyle bir şey yapayım, ne dersiniz: Aklıma geldikçe ve mümkünse her gün bu hashtag altında ilginç şeylerden bahsedeyim. Artık ne olursa; matematik, linguistik, tarih, arkeolojik .. ne olursa olsun. Hadi bugün başlayalım!
  • Proteus, istediği şekle girebilen bir Yunan tanrısıydı. O yüzden İngilizcedeki “protean” sıfatı farklı şeylere yeteneği olan insanlara verilir, örneğin: “protean aktör” hem komedi ve hem de dramada başarılı aktör demek.
  • Matrisler prensip olarak çarpmaya göre komütatif değillerdir, yani: AB ≠ BA. Ancak eğer AB = BA ise, A ve B matrislerinin ortak bir eigenvector’ü (özvektörü) vardır. İspatı burada bulabilirsiniz: https://yutsumura.com/if-matrices-commute-abba-then-they-share-a-common-eigenvector
  • Debugging (bug: böcek, debugging: böcek ayıklama) yazılımdaki hataları bulup düzeltme anlamına geliyor ama ilk kullanılış amacı kamyon büyüklüğündeki elekromekanik bilgisayarların içinde elektriğe çarpılıp ölen hamam böceklerini temizleme işlemine verilen ad.

  • Patching (yama atma) bir programın içinden bir kısmı çıkarıp (veya çıkarmadan) yeni bir kısım ilave etme. Patching deyiminin ilk kullanıldığı yer: Delikli kartla yapılan yazılımı bir kartı atmadan düzeltmek için kart üzerine kağıt yapıştırılıp yeniden delinirdi.

  • #ElektronikBeyin Bu meyve Türkçede yenidünya, muş ve Malta eriği diye adlandırılıyor. Yenidünya sözcüğü, Ermenice Nor Aşkor’dan gelme, anlamı yeni dünya yani ilk bahar. Aynı şekilde bizim Türkçe muş dememizin arkasında muştu (müjde) kelimesi olabilir; baharı müjdeleyen anlamında.

Comments are closed.